yerler yer değil caddeler cadde
yok her zamanki akış bilindik bakış
biri aptallaşsa alkış üstüne alkış
yaraya tuz basmışlar
pişmiş aşa su katmışlar
ne yapalım insan fani dünya deni
hangi sözü söylesem sarmıyor beni
Bir emanettir bu dünya,
Coğrafyalar değişir, gökyüzü hep aynı kalır,
Yeryüzü dönüşürken zaman çoğu şeyi alır.
Başımıza gelse de bunca bela,
Azim olan Allah doğruyu söyledi Lila.
Ben üşüyerek soydum içimden seni
Çıkardım tüm sorgulamalarımı büründüğüm hikâyelerden.
Sıyrıldım koştum bambaşka bir mevsime
Bulanık zihinler arkamda birikti hep
Dağ oldular, yol oldular, bir de uçurum.
Bir yakınlık dibimde
Bozuk iklimlere dayadım sırtımı
Masmavi bozkırın serin akşamlarına sığındım
Dünyanın en gülünç hallerinde
Gençliğimin beyazlamış uğultusu
Bir durmuş zaman.
Nazar değmiş ve eskimiş, çevresi süslü
Karşımda ışıyan yemyeşil gözlere.
Zaman,
Kalbimin zambakları besleyen güneşinde
İlgisiz yüzlerde okunan derin çizgilerdesin.
Bak sensiz nice soğuk yıl geçti,
Bana gün hep dün, yine dündü
İçimde büyüyen el değmemiş gençliğe
Armağan
Dağ başında bir çınarın yalnızlığı
Masalları kurutmuş susuzluğundan.
Bilinmeyen ama tanınan
Bir yakınlık dibimde.
Yeşermeyi bekleyen kimsesiz hikayeler saklanmış,
Kimseye eğilmeyen boğazın
En derininde.
Bilmiyorum, umut körleşmek miydi bu denli
Koşarken telaş edip düşürdüğüm
Tesellinin çöktüğü gecelerde
Ya da bir yerlerde dökülen,
Çıkarılmayı bekleyen
Saklı, kaynayan vakit.
İstediğim ve sevdiğim mesafeleri
Kana kana bu vakitlerde
Umut diye içeceğim.
İlgili Yazılar
Anons
uyandı adam siyaset
tehlike saçıyor suya sabuna temas
uykuya dalsa rüyalar
gezintiye çıksa kurgular
içeriye girse meşhur
çıksa meçhul
dikkat!
Kudüs Bakışlı Çocuğa Minnetle
Ey çağın ebabili,
Kudüs gülüşlü çocuk
Öğrettiğin onca şey için
Sana minnettarız
Siyah Adam ya da Antirasizm
yerler yer değil caddeler cadde
yok her zamanki akış bilindik bakış
biri aptallaşsa alkış üstüne alkış
yaraya tuz basmışlar
pişmiş aşa su katmışlar
ne yapalım insan fani dünya deni
hangi sözü söylesem sarmıyor beni
Lila’ya Söylem
Bir emanettir bu dünya,
Coğrafyalar değişir, gökyüzü hep aynı kalır,
Yeryüzü dönüşürken zaman çoğu şeyi alır.
Başımıza gelse de bunca bela,
Azim olan Allah doğruyu söyledi Lila.
Dönüşüm
Ben üşüyerek soydum içimden seni
Çıkardım tüm sorgulamalarımı büründüğüm hikâyelerden.
Sıyrıldım koştum bambaşka bir mevsime
Bulanık zihinler arkamda birikti hep
Dağ oldular, yol oldular, bir de uçurum.