Yazar Arşivi: Salih Erayabakan

  • Şiir

    Sen benim son düşümsün
    Karşılaştık mı daha evvel?
    Alacaklısın göçüp giden yanımdan
    Seyrek dokunuşlarımdan
    Durgun sularımdan
    İyi bak gördüğün huzmelere:
    ‘Kestiiiik’ diyen sesin yankısı duyuluyor
    Bol korunaklı sitelerimizden
    Yüzüne ancak mobeselerde rastlayan ben
    Takılıp kalıyorum gözlerinde
    Gündüzleri Maria Magdalena’yı taşlayıp
    Sonra şiirin başucuna kıvrılamaz mıyım?

    Daha
  • Akif Hasan Kaya İle “Serçe Risalesi” Üzerine Söyleşi

    Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor. Bu yönüyle bakınca her insan teki bir yazardır, kendi kitabının yazarı. Kimileri de hayat ağacına eklenen sayfaların dilini çözmeye, dikkatlerimizi ona çekmeye gayret ediyor. Hikâyelerin peşine düşen ve “Kıyametin koptuğunu görsem dahi, söyleyecek bir cümlem varsa onu yazmak isterim.” diyen Akif Hasan Kaya ile son öykü kitabı “Serçe Risalesi”ni konuştuk.

    Daha
  • Kamlumbağa Hızına Ulaşmak

    Yeşil ışığın gözleri kapanmak üzere. Can havliyle gaz pedalına asılanlar, başlarını omuzlarına çekerek ışığın öte yakasına geçmeye gayret ediyor. Birbirine karışıyor kornalar. Camdan dışarı uzanıveriyor eller. Ardından yanan sarı ışığın hüzünden ziyade korkuyu çağrıştıran soğukluğu gözlere yansıyor. Nihayet korkulan başa geliyor. Beklemenin rengi, altmış-yetmiş saniyelik yerini alıyor. Kimi eller tespihle kimi eller pet şişeyle buluşuyor. Makyaj düzeltmek için yardıma çağrılan eller de var. Hepsinden daha fazla “akıllı cihazlara” dokunan eller…

    Daha
  • Hayale Tutunmak ya da Hayalle Tutunmak

    İncecik bir ip çizgi şeklinde boydan boya uzanıyor. Çocuk, elinde ip cambazlarına has olan sopayla dengesini korumaya ve karşıya geçmeye çalışıyor. Üstelik ipin bir ucunu tutan başka bir el var. Çocuğun kaderi biraz da bu ele bağlı. Kendi çabasıyla bu çaba birleştiğinde karşıya geçmek mümkün olabilecek. Kaderinin başka ellere de bağlı olduğu söylenebilir. Neyi anlatıyorum? Hüseyin Karatay’ın geçtiğimiz aylarda ikinci basımı yapılan Hayal Tutkusu kitabının kapağını. Yorumlamaya çalıştığımız kapak ile Karatay’ın anlatımı oldukça örtüşüyor.

    Daha
  • Rachel’lere

    Ben Rachel kırk üç yaşında
    Aklımın sivri kalbinse yeğnik
    Olacağı belliymiş önceden
    Çıtalardan uçurtmalar yontarak
    Rüzgâra karşı duracağım
    Sınırları cetvelsiz çizeceğim
    Nöbet yerini çocuklara bırakacağım

    Daha
  • Tövbeler Olsun!

    Tüm renkler yan yana sıralanmıştı. Yılda bir kez kurulan panayırın her memleketten misafiri vardı. Renklerin gösterisi bir cümbüş havasındaydı. Hayatına yeni bir renk arayanlar, eskisini değiştirmek isteyenler dükkânlarının önünden geçiyordu. En usta satıcılar, ellerinde bulunan renkleri pazarlamaya çalışıyor, tezgâhtaki ürününü öve öve bitiremiyordu.

    Daha
  • Küçürek Öyküler

    Tekasür
    – Bu kabristan çok büyümüş.
    – Say say bitmiyor, sorma…

    Daha
  • Sezai Karakoç’un Diriliş Düşüncesi’nde Ölüm Metaforu

    Sürgün’ün bir diğer anlamıysa, çiçeğin filizlenmesi ve filiz yerlerinden yeniden boy vermesidir. Hz. Âdem de, tövbesi ile yeni bir sürgün vermiştir. Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın düştükleri yer olan dünya için, “sürgün veren sürgün” benzetmesini yapabiliriz.

    Daha
  • Barış’a da Bir Sorsalar

    Frankfurt Okulu’nun önemli temsilcilerinden Adorno’nun deyişiyle “kültür endüstri”sine rağmen bir şeyler yapmak, akıntıya karşı küreklere davranmaya benziyor. Bu nedenle farklı yaş grubundaki bireylerin, dayatılan tek tip müzik endüstrisinden sıyrılıp aynı şarkılara, ezgilere gönlünde yer açması gittikçe türüne az rastlanan bir durum.

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.