Çocuk edebiyatının mahiyeti, değer üretimi, tarihi seyri,yazarlığı, çizerliği, eğitim ve öğretimi bunlarla beraber çocuk kitapları yayıncılığı, editörlüğü ve daha birçok alan araştırma ve incelenmeye değer konular olsa da çocuk edebiyatının merkezinde çocuklar vardır.
Bu sebeple yazarımız Mustafa Ökkeş Evren, Nida’nın özel sayısı için çocuk edebiyatının başkahramanı çocuklarla “kitaba” ve “okumaya” dair söyleşi gerçekleştirdi.
NİSA BAŞOL
Sevgili Nisa sosyal medya hesabı olan bir kitap kurdusun, binlerce takipçin var. Kitap okuyor ve okuduğun kitapları sayfanda paylaşıyorsun. Kitaplar ve okumak üzerine senin düşüncelerini merak ediyor ve bizimle paylaşmanı istiyoruz ama önce kısaca kendini tanıtırsan memnun oluruz. Nerede yaşıyor, kaçıncı sınıfa gidiyorsun?
Adım Nisa BAŞOL. 05.01.2013 doğumluyum. Kocaeli’de yaşıyorum. Demirsaç İ.Ö.O.’nda 4. sınıf öğrencisiyim. Kitaplar hep arkadaşım gibiydi. Bazen bilmediğim yeni bir bilgi dünyası, bazen beni mutlu eden bir hayal dünyası. Okumak hep rahatlatmıştır beni, okumak benim için bir ihtiyaç. Okumadan uyuduğum günler parmak sayım kadar az ve bence herkes okumalı…
İlk okuduğun kitap hangisiydi, okuma serüvenin nasıl başladı ve şimdiye kadar kaç kitap okudun?
“Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor” Sara Şahinkanat. Okuma serüvenim aslında 2 yaşında annemin bana okumasıyla başlamış, resimli kitapları kendim yorumlarmışım. Daha sonra kendim okumayı 5 buçuk yaşında öğrendim ve bu benim için özgürlüktü. Şimdiye kadar notunu aldığım 1024 kitap okudum.
Kitap seçimini nasıl yapıyorsun, hangi tür kitapları okuyorsun?Özel bir okuma saatin ve özel bir okuma tekniğin var mı ve ne sıklıkla kitap okuyorsun?
Kitap seçimimi başta annem yapıyordu. Artık kendim kitapçılarda inceleyerek ve daha önce okuduğum yazarların kalemine güvenerek yapıyorum. Bilgilendirici kitaplar başta olmak üzere tüm türleri seviyorum. Özel bir saatim yok ama her vakti değerlendiriyorum. Yolculukta ve yatmadan önce mutlaka okuyorum. Özel bir kitap okuma tekniğim yok. Günlük mutlaka okuyorum.
Tahmin ediyorum okuduğun kitapların yazarlarıyla da iletişime geçiyorsun bu senin için ne anlama geliyor?
Evet, okuduğum kitapların yazarları ile tanışmak, sohbet etmek, kitap hakkında analiz yapmak ve yazarlık hakkındaki merak ettiğim soruların cevabını almak bana mutluluk ve güven veriyor.
Okumak senin için bir alışkanlık mı yoksa başka bir anlamı var mı?
Okumak benim için büyük bir keyif ve özgürlük.
Kitap okuma alışkanlığı kazanmanda okuduğun İlk kitapların etkisi var mı? Ayrıca bu alışkanlık ileride sıradanlaşır mı, daha önemlisi bir bıkkınlığa yol açar mı?
Tek bir kitap diyemem belki birkaç kitabın etkisi var. Kitap okumak alışkanlıktan öte benim için keyif aldığım bir dünya. Bıkacağımı düşünmüyorum aksine her geçen gün artıyor.
Kitap okumak sende herhangi bir değişikliğe yol açtı mı merak ediyorum?
Evet, kelime hazinem genişledi, bakış açım çeşitlendi. Derslerime de olumlu yönde etkisi oluyor.
Çocuk edebiyatı deyince aklına ne geliyor?
Çocuk edebiyatı deyince aklıma ilk gelen yaşam biçimi.
Sevgili Nisa son olarak hayalini merak ediyorum hep okur olarak mı kalacaksın (Bu çok kıymetli bir şey) yoksa hem okuyup hem de yazacak mısın? Bir yazarlık hayalin var mı?
Hep okuyacağım fakat benim hayalim yazar olmak. Denemeler ve kısa öyküler yazıyorum.
Verdiğin cevaplar için sana çok teşekkür ediyorum.
Ben teşekkür ederim. Çok güzel bir soru cevap, sohbet oldu benim için.
TUĞÇE AKBULUT
Sevgili Tuğçe sosyal medya hesabı olan bir kitap kurdusun, binlerce takipçin var. Kitap okuyor ve okuduğun kitapları sayfanda paylaşıyorsun. “Kitaplar” ve “okumak” üzerine senin düşüncelerini merak ediyor ve bizimle paylaşmanı istiyoruz. Öncelikle kendini tanıtırsan memnun oluruz. Nerede yaşıyor ve kaçıncı sınıfa gidiyorsun?
Benim adım Tuğçe Akbulut. Erzincan ilçesi Tercan’da oturuyorum. 7. Sınıf öğrencisiyim. Okulumu arkadaşlarımı çok severim en sevdiğim ders matematik ve fen. Kitap okumanın yanı sıra resim yaparım ve hobi tasarımlarıyla uğraşmaktan mutluluk duyarım.
İlk okuduğun kitap hangisiydi, okuma serüvenin nasıl başladı ve şimdiye kadar kaç kitap okudun?
İlk okuduğum kitap Bremen Mızıkacıları, hiç unutmam babam almıştı ilk kitabımı, sevgiyle okumuştum. Okuma serüvenim çok sevdiğim ilkokul öğretmenim Tuğçe Kübra Bingöl sayesinde oldu, bize hep kitapları sevdirdi 4. Sınıfa kadar birçok kitabım oldu ve çok sevdiğim kitaplarımın konularını özet tutardık öğretmenimin sayesinde. Hâlâ özetlerimi saklarım arada çıkarıp okumak bana mutluluk verir. İlkokulda bir sürü kitap okudum ama ne kadar aklıma gelmiyor. 5. Sınıftan bu yana 200 kitap okudum ama.
Kitap seçimini nasıl yapıyorsun, hangi tür kitapları okuyorsun? Özel bir okuma saatin ve özel bir okuma tekniğin var mı ve ne sıklıkla kitap okuyorsun?
Öncelikle kitap seçimimde önceleri annemle karar verirdim ama şimdi instagram sayfam var bana genellikle sevdiğim birçok yazar ve yayınevi kitap gönderiyor onları okuyorum. Türkçe öğretmenim Savaş Seçer kitap seçiminde bana çok yardımcı oluyor. Macera gerilim ve aksiyon türlerini çok seviyorum ama yaşıma uygun olanları okumayı tercih ediyorum. Okul ders programım var genellikle okul döneminde ona uygun okurum ama şu saatte okuyorum diyemem çünkü okumak beni rahatlatıyor. Her saat okurum bazen uykudan uyanıp okuduğum bile olur.
Tahmin ediyorum okuduğun kitapların yazarlarıyla da iletişime geçiyorsun bu senin için ne anlama geliyor?
Okuduğum kitapların yazarlarıyla buluşup okuma kulüplerine katılıyorum bu beni çok mutlu ediyor. Kitap okurken kendimi kitabın içinde bulurum bunu direk yazara sormak ve o anda cevap almak bana büyük mutluluk verir.
Okumak senin için bir alışkanlık mı yoksa başka bir anlamı var mı?
Okumak benim için alışkanlık. Bugün de okuyayım bitsin demiyorum ama. Derslerim çok olsa da, o gün yoğun olsam da okuyorum, çünkü okuyarak mutluluğa ulaşabiliriz buna inanıyorum, hiç okuyanla okumayan bir olur mu?
Kitap okuma alışkanlığı kazanmanda okuduğun ilk kitapların etkisi var mı? Ayrıca bu alışkanlık ileride sıradanlaşır daha önemlisi bir bıkkınlığa yol açar mı?
İlk kitaplarımın etkisi oldukça var çünkü içindeki hikâyeyi çok merak ederdim hep öğrenmek için okumak istedim. İleride okumaktan bıkacağımı düşünmüyorum çünkü okumak beni dinlendiriyor birkaç ay önce çok ağır bir hastalık geçirdim o zaman bile okurdum. Annem kızardı dinlenmem gerektiğini söylerdi ama ben okuyarak dinleneceğimi bildiğim için daha çok okumak istiyordum.
Kitap okumak sende herhangi bir değişikliğe yol açtı mı merak ediyorum?
Okumak beni çok değiştirdi, buna çok inanıyorum. Fikirlerim, konuşmam, tavırlarım çok değişti, bunları etrafımdan çok duyuyorum.
Çocuk edebiyatı deyince aklına ne geliyor?
Çocuk edebiyatı hakkında daha çok baslardayım, bu konu hakkında birkaç kitap okudum ama sürekli okuyup öğrenmek istiyorum.
Sevgili Tuğçe, son olarak hayalini merak ediyorum, hep okur olarak mı kalacaksın (Bu çok kıymetli bir şey) yoksa hem okuyup hem yazacak mısın? Bir yazarlık hayalin var mı?
Hayalim iyi bir hukukçu olmak istiyorum hâkim ve savcılık mesleğini çok seviyorum ilerde bu konuda ilerlemek isterim ama bu un yanı sıra resimlerde ilgilenilmek isliyorum bu geliştirmek istiyorum. İlerde ne olur bilemem ama ara sıra yazdıklarım var mesela şiir çok severim ve yazarım bunu geliştirmek isterim ama okumak hep benimle olacak bunu bilmiyorum.
Verdiğin cevaplar için sana çok teşekkür ediyorum.
Ben çok teşekkür ederim benimle böyle güzel bir söyleşi yaptığınız için gönülden teşekkür ederim.
CEYLİN RAVZA AYDIN
Sevgili Ceylin sosyal medya hesabı olan bir kitap kurdusun, binlerce takipçin var. Kitap okuyor ve okuduğun kitapları sayfanda paylaşıyorsun. “Kitaplar” ve “okumak” üzerine senin düşüncelerini merak ediyor ve bizimle paylaşmanı istiyoruz ama önce kısaca kendini tanıtırsan memnun oluruz. Nerede yaşıyor ve kaçıncı sınıfa gidiyorsun?
Merhaba, ben Ceylin Ravza AYDIN. 10 yaşındayım ve 5. sınıf öğrencisiyim. Erzincan’da yaşıyorum.
İlk okuduğun kitap hangisiydi, okuma serüvenin nasıl başladı ve şimdiye kadar kaç kitap okudun?
Okumayı öğrendikten sonra sınıf öğretmenim bana “Kurbağa Prens” kitabını hediye etmişti. Çok mutlu olmuştum. Okul öncesi dönemlerinde kitaplarla büyüdüm. Annem bana hep kitap okuyordu. Bazı zamanlar sadece resimlere bakarak hikâye oluşturuyorduk. Okumayı öğrendikten bu zamana kadar 1300 küsur kitap okudum.
Kitap seçimini nasıl yapıyorsun, hangi tür kitapları okuyorsun? Özel bir okuma saatin ve özel bir okuma tekniğin var mı ve ne sıklıkla kitap okuyorsun?
Annem ve teyzemin aldığı kitapları okuyordum. Yani onların yönlendirmesi ile diyebilirim. @ceylininbooks sayfası ile birçok bookstagram sayfalarını takip ediyorum. Ordan bakarak da kitap satın alıyoruz. Macera, en çok sevdiğim kitap türü. Özel bir okuma saatim yok. Okul döneminde ödevlerim bittikten sonra okuyorum. Okul olmadığında ise istediğim vakitte kitap okuyorum.
Tahmin ediyorum okuduğun kitapların yazarlarıyla da iletişime geçiyorsun bu senin için ne anlama geliyor?
Okuduğum kitapların yazarlarıyla online kulüp buluşmaları oluyor. Onlarla konuşmak, sorularımı yöneltmek beni mutlu ediyor. Yüz yüze görüşmeyi çok isterim.
Okumak senin için bir alışkanlık mı yoksa başka bir anlamı var mı?
Alışkanlık da diyebiliriz. Kitaplar benim için canlı bir varlık gibi. Sanki onların kalbi var ve ben onlara dokunuyorum.
Kitap okuma alışkanlığı kazanmanda okuduğun İlk kitapların etkisi var mı? Ayrıca bu alışkanlık ileride sıradanlaşır mı, daha önemlisi bir bıkkınlığa yol açar mı?
Okuma alışkanlığı kazanmamda ilk kitapların etkisi olmuştur ama en çok da annemle düzenli olarak yaptığımız okuma saatlerimiz sayesinde olmuştur diye düşünüyorum. Büyüdükçe günlük okuduğum kitabın sayfa sayısı arttı.20 sayfa, 50 sayfa derken 100 oldu. Şimdi ise ne zaman gözlerimin yorulduğunu hissediyorum, o zaman kitap okumayı bırakıyorum. İleride bir bıkkınlık yaşar mıyım? Bu sorunun cevabını bilmiyorum, bıkkınlık olursa da “Bu durumdan nasıl kurtulurum?” onun araştırırdım. Kitaplar benim arkadaşım, onlardan uzak durmak istemiyorum.
Kitap okumak sende herhangi bir değişikliğe yol açtı mı merak ediyorum?
Kullandığım kelime sayım arttığı gibi kendimi daha rahat ifade edebiliyorum.
Çocuk edebiyatı deyince aklına ne geliyor?
Çocuk edebiyatı deyince aklıma; masal, hikâye, çizgi roman, şiir ve çocuk dergileri geliyor.
Sevgili Ceylin son olarak hayalini merak ediyorum, hep okur olarak mı kalacaksın (Bu çok kıymetli bir şey) yoksa hem okuyup hem yazacak mısın? Bir yazarlık hayalin var mı?
Okumalarıma devam edip yazar ya da editör olmak istiyorum. Kendi yazdığım 3 tane deneme hikâyem ve 1 tane de şiirim var.
Verdiğin cevaplar için sana çok teşekkür ediyorum.
Benim düşüncelerime önem verdiğiniz için ben teşekkür ederim.
Dolayısıyla ne yapmamız lazım? Evvela uyanış. Artık anlamamız lazım bu projenin detaylarını ama bütün cephelerini anlamamız lazım. Sonra da karşı tedbir olarak evvela bir korunma, yani bir algoritma analizi yapan, algoritma filtrasyonu yapan bir sistem ve ondan sonra da bize ait bir sosyal medya, ki ben buna ifsat algoritmaları yerine ıslah algoritmaları diyorum. Islah algoritmaları üreten bir sosyal medya arama motoru, rahmani bir arama motoru ve rahmani bir yapay zekâ tasarlamamız lazım.
Cabbar ve kahhar olan bir ülkenin, zalim bir topluluğun ürünlerini, siyasetini boykot etmek bence insani olarak da İslami olarak da son derece erdemli ve değerli bir tutum. Ama burada boykotun düzeyinin böyle Starbucks kahve zinciri veya başka bir market üzerinden sürdürülmesi çok yüzeysel ve basit kalıyor. Cenab Şahabettin’in Tiryaki Sözleri’nde kullandığı bir ifade var; Derken avam her şeyin gürültülüsünü sever düğünün de ibadetin de yani hemen yanı başımızdaki bir mağazaya saldırarak, sadece onun ürünlerini boykot ederek gerçek anlamda global Yahudi şerrine mâni olabilir misiniz? Yani ortalama bir vatandaş Starbucks’tan kahve içmeyerek bu eylemi yürütebilir barışçıl bir şekilde. Ama öte yandan İsrail’le fiilen ticaret yapan, dünya kadar para kazanan hatta belki tek işi bu olan insanlarla hiçbir şekilde temasa geçilmeden, onlar ikna edilmeden, onlar bu sürece dâhil edilmeden, ortalama bir insanın psikolojisi üzerinden boykot yürütmeyi ben çok makûl görmüyorum. Bu da iç siyasete, vitrinlere oynamak gibi geliyor. Hani kaba bir tabir kullanılır; Starbucks mücahitleri şeklinde. Bu arada İslâm ülkeleri bu konuda samimi iseler Starbucks dışında kendi ülkelerinin İsrail’le, Yahudilerle iş yapan firmalarını teker teker ifşa etsinler ve o ürünler konusunda aynı duyarlılığı göstersinler
Kapitalist, teknik ve bürokratik çağın şafağı ise insanın köleleştirilmesiyle sonuçlandı. Onu yeni bir sekülerleştirilmiş modus vivendi içinde zincirledi. İnsanı büyülü bir evrende bağlayan ve onu kozmik bir kaza haline getiren bu önemli şey, irademizi serbest bıraktı ve onu, gücü irade eden dönüştürülmüş bir enerji olarak serbest bıraktı. Ve kapitalizm, teknikçilik ve bürokrasi, saf gücün tohumunun büyümesine izin veren mükemmel topraklardı ve bir kez çapa kozmik olarak büyülenmiş olandan serbest bırakıldığında, artık durmak yoktu.
İsmet Özel, Şiir Okuma Kılavuzu adlı eserinde “Şiiri de şiirsel olanı da doğrudan doğruya şiirin içinde aramalıyız.” der. Bu edebi türün en önemli özelliğini, insanoğluna ait olan yapıp etmelerin sınırında yer alan bir etkinlik olması dolayısıyla kazandığına dikkat çeker. Şaire göre “şiirin nesneler dünyasındaki çok renkli, çok biçimli yüzünün merkezinde “beşerî olan” bulunmaktadır.
Gözünün içine baka baka hesaplaşmak şöyle dursun, düşünmenin korku nesnesi muamelesi gördüğü bir toplumsal vasatı tarif ediyor Cemil Meriç: ‘…düşüncenin kuduz bir köpek gibi kovalandığı topraklar…’ ‘Düşünce’ sahipsiz, ortada… ‘Düşünmek’ ise asil ve soylu bir aidiyete sahip…
Çocuk Edebiyatının Başkahramanı Çocuklarla “Kitaba” ve “Okumaya” Dair Söyleşiler
Çocuk edebiyatının mahiyeti, değer üretimi, tarihi seyri,yazarlığı, çizerliği, eğitim ve öğretimi bunlarla beraber çocuk kitapları yayıncılığı, editörlüğü ve daha birçok alan araştırma ve incelenmeye değer konular olsa da çocuk edebiyatının merkezinde çocuklar vardır.
Bu sebeple yazarımız Mustafa Ökkeş Evren, Nida’nın özel sayısı için çocuk edebiyatının başkahramanı çocuklarla “kitaba” ve “okumaya” dair söyleşi gerçekleştirdi.
NİSA BAŞOL
Sevgili Nisa sosyal medya hesabı olan bir kitap kurdusun, binlerce takipçin var. Kitap okuyor ve okuduğun kitapları sayfanda paylaşıyorsun. Kitaplar ve okumak üzerine senin düşüncelerini merak ediyor ve bizimle paylaşmanı istiyoruz ama önce kısaca kendini tanıtırsan memnun oluruz. Nerede yaşıyor, kaçıncı sınıfa gidiyorsun?
Adım Nisa BAŞOL. 05.01.2013 doğumluyum. Kocaeli’de yaşıyorum. Demirsaç İ.Ö.O.’nda 4. sınıf öğrencisiyim. Kitaplar hep arkadaşım gibiydi. Bazen bilmediğim yeni bir bilgi dünyası, bazen beni mutlu eden bir hayal dünyası. Okumak hep rahatlatmıştır beni, okumak benim için bir ihtiyaç. Okumadan uyuduğum günler parmak sayım kadar az ve bence herkes okumalı…
İlk okuduğun kitap hangisiydi, okuma serüvenin nasıl başladı ve şimdiye kadar kaç kitap okudun?
“Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor” Sara Şahinkanat. Okuma serüvenim aslında 2 yaşında annemin bana okumasıyla başlamış, resimli kitapları kendim yorumlarmışım. Daha sonra kendim okumayı 5 buçuk yaşında öğrendim ve bu benim için özgürlüktü. Şimdiye kadar notunu aldığım 1024 kitap okudum.
Kitap seçimini nasıl yapıyorsun, hangi tür kitapları okuyorsun? Özel bir okuma saatin ve özel bir okuma tekniğin var mı ve ne sıklıkla kitap okuyorsun?
Kitap seçimimi başta annem yapıyordu. Artık kendim kitapçılarda inceleyerek ve daha önce okuduğum yazarların kalemine güvenerek yapıyorum. Bilgilendirici kitaplar başta olmak üzere tüm türleri seviyorum. Özel bir saatim yok ama her vakti değerlendiriyorum. Yolculukta ve yatmadan önce mutlaka okuyorum. Özel bir kitap okuma tekniğim yok. Günlük mutlaka okuyorum.
Tahmin ediyorum okuduğun kitapların yazarlarıyla da iletişime geçiyorsun bu senin için ne anlama geliyor?
Evet, okuduğum kitapların yazarları ile tanışmak, sohbet etmek, kitap hakkında analiz yapmak ve yazarlık hakkındaki merak ettiğim soruların cevabını almak bana mutluluk ve güven veriyor.
Okumak senin için bir alışkanlık mı yoksa başka bir anlamı var mı?
Okumak benim için büyük bir keyif ve özgürlük.
Kitap okuma alışkanlığı kazanmanda okuduğun İlk kitapların etkisi var mı? Ayrıca bu alışkanlık ileride sıradanlaşır mı, daha önemlisi bir bıkkınlığa yol açar mı?
Tek bir kitap diyemem belki birkaç kitabın etkisi var. Kitap okumak alışkanlıktan öte benim için keyif aldığım bir dünya. Bıkacağımı düşünmüyorum aksine her geçen gün artıyor.
Kitap okumak sende herhangi bir değişikliğe yol açtı mı merak ediyorum?
Evet, kelime hazinem genişledi, bakış açım çeşitlendi. Derslerime de olumlu yönde etkisi oluyor.
Çocuk edebiyatı deyince aklına ne geliyor?
Çocuk edebiyatı deyince aklıma ilk gelen yaşam biçimi.
Sevgili Nisa son olarak hayalini merak ediyorum hep okur olarak mı kalacaksın (Bu çok kıymetli bir şey) yoksa hem okuyup hem de yazacak mısın? Bir yazarlık hayalin var mı?
Hep okuyacağım fakat benim hayalim yazar olmak. Denemeler ve kısa öyküler yazıyorum.
Verdiğin cevaplar için sana çok teşekkür ediyorum.
Ben teşekkür ederim. Çok güzel bir soru cevap, sohbet oldu benim için.
TUĞÇE AKBULUT
Benim adım Tuğçe Akbulut. Erzincan ilçesi Tercan’da oturuyorum. 7. Sınıf öğrencisiyim. Okulumu arkadaşlarımı çok severim en sevdiğim ders matematik ve fen. Kitap okumanın yanı sıra resim yaparım ve hobi tasarımlarıyla uğraşmaktan mutluluk duyarım.
İlk okuduğun kitap hangisiydi, okuma serüvenin nasıl başladı ve şimdiye kadar kaç kitap okudun?
İlk okuduğum kitap Bremen Mızıkacıları, hiç unutmam babam almıştı ilk kitabımı, sevgiyle okumuştum. Okuma serüvenim çok sevdiğim ilkokul öğretmenim Tuğçe Kübra Bingöl sayesinde oldu, bize hep kitapları sevdirdi 4. Sınıfa kadar birçok kitabım oldu ve çok sevdiğim kitaplarımın konularını özet tutardık öğretmenimin sayesinde. Hâlâ özetlerimi saklarım arada çıkarıp okumak bana mutluluk verir. İlkokulda bir sürü kitap okudum ama ne kadar aklıma gelmiyor. 5. Sınıftan bu yana 200 kitap okudum ama.
Kitap seçimini nasıl yapıyorsun, hangi tür kitapları okuyorsun? Özel bir okuma saatin ve özel bir okuma tekniğin var mı ve ne sıklıkla kitap okuyorsun?
Öncelikle kitap seçimimde önceleri annemle karar verirdim ama şimdi instagram sayfam var bana genellikle sevdiğim birçok yazar ve yayınevi kitap gönderiyor onları okuyorum. Türkçe öğretmenim Savaş Seçer kitap seçiminde bana çok yardımcı oluyor. Macera gerilim ve aksiyon türlerini çok seviyorum ama yaşıma uygun olanları okumayı tercih ediyorum. Okul ders programım var genellikle okul döneminde ona uygun okurum ama şu saatte okuyorum diyemem çünkü okumak beni rahatlatıyor. Her saat okurum bazen uykudan uyanıp okuduğum bile olur.
Tahmin ediyorum okuduğun kitapların yazarlarıyla da iletişime geçiyorsun bu senin için ne anlama geliyor?
Okuduğum kitapların yazarlarıyla buluşup okuma kulüplerine katılıyorum bu beni çok mutlu ediyor. Kitap okurken kendimi kitabın içinde bulurum bunu direk yazara sormak ve o anda cevap almak bana büyük mutluluk verir.
Okumak senin için bir alışkanlık mı yoksa başka bir anlamı var mı?
Okumak benim için alışkanlık. Bugün de okuyayım bitsin demiyorum ama. Derslerim çok olsa da, o gün yoğun olsam da okuyorum, çünkü okuyarak mutluluğa ulaşabiliriz buna inanıyorum, hiç okuyanla okumayan bir olur mu?
Kitap okuma alışkanlığı kazanmanda okuduğun ilk kitapların etkisi var mı? Ayrıca bu alışkanlık ileride sıradanlaşır daha önemlisi bir bıkkınlığa yol açar mı?
İlk kitaplarımın etkisi oldukça var çünkü içindeki hikâyeyi çok merak ederdim hep öğrenmek için okumak istedim. İleride okumaktan bıkacağımı düşünmüyorum çünkü okumak beni dinlendiriyor birkaç ay önce çok ağır bir hastalık geçirdim o zaman bile okurdum. Annem kızardı dinlenmem gerektiğini söylerdi ama ben okuyarak dinleneceğimi bildiğim için daha çok okumak istiyordum.
Kitap okumak sende herhangi bir değişikliğe yol açtı mı merak ediyorum?
Okumak beni çok değiştirdi, buna çok inanıyorum. Fikirlerim, konuşmam, tavırlarım çok değişti, bunları etrafımdan çok duyuyorum.
Çocuk edebiyatı deyince aklına ne geliyor?
Çocuk edebiyatı hakkında daha çok baslardayım, bu konu hakkında birkaç kitap okudum ama sürekli okuyup öğrenmek istiyorum.
Sevgili Tuğçe, son olarak hayalini merak ediyorum, hep okur olarak mı kalacaksın (Bu çok kıymetli bir şey) yoksa hem okuyup hem yazacak mısın? Bir yazarlık hayalin var mı?
Hayalim iyi bir hukukçu olmak istiyorum hâkim ve savcılık mesleğini çok seviyorum ilerde bu konuda ilerlemek isterim ama bu un yanı sıra resimlerde ilgilenilmek isliyorum bu geliştirmek istiyorum. İlerde ne olur bilemem ama ara sıra yazdıklarım var mesela şiir çok severim ve yazarım bunu geliştirmek isterim ama okumak hep benimle olacak bunu bilmiyorum.
Verdiğin cevaplar için sana çok teşekkür ediyorum.
Ben çok teşekkür ederim benimle böyle güzel bir söyleşi yaptığınız için gönülden teşekkür ederim.
CEYLİN RAVZA AYDIN
Merhaba, ben Ceylin Ravza AYDIN. 10 yaşındayım ve 5. sınıf öğrencisiyim. Erzincan’da yaşıyorum.
İlk okuduğun kitap hangisiydi, okuma serüvenin nasıl başladı ve şimdiye kadar kaç kitap okudun?
Okumayı öğrendikten sonra sınıf öğretmenim bana “Kurbağa Prens” kitabını hediye etmişti. Çok mutlu olmuştum. Okul öncesi dönemlerinde kitaplarla büyüdüm. Annem bana hep kitap okuyordu. Bazı zamanlar sadece resimlere bakarak hikâye oluşturuyorduk. Okumayı öğrendikten bu zamana kadar 1300 küsur kitap okudum.
Kitap seçimini nasıl yapıyorsun, hangi tür kitapları okuyorsun? Özel bir okuma saatin ve özel bir okuma tekniğin var mı ve ne sıklıkla kitap okuyorsun?
Annem ve teyzemin aldığı kitapları okuyordum. Yani onların yönlendirmesi ile diyebilirim. @ceylininbooks sayfası ile birçok bookstagram sayfalarını takip ediyorum. Ordan bakarak da kitap satın alıyoruz. Macera, en çok sevdiğim kitap türü. Özel bir okuma saatim yok. Okul döneminde ödevlerim bittikten sonra okuyorum. Okul olmadığında ise istediğim vakitte kitap okuyorum.
Tahmin ediyorum okuduğun kitapların yazarlarıyla da iletişime geçiyorsun bu senin için ne anlama geliyor?
Okuduğum kitapların yazarlarıyla online kulüp buluşmaları oluyor. Onlarla konuşmak, sorularımı yöneltmek beni mutlu ediyor. Yüz yüze görüşmeyi çok isterim.
Okumak senin için bir alışkanlık mı yoksa başka bir anlamı var mı?
Alışkanlık da diyebiliriz. Kitaplar benim için canlı bir varlık gibi. Sanki onların kalbi var ve ben onlara dokunuyorum.
Kitap okuma alışkanlığı kazanmanda okuduğun İlk kitapların etkisi var mı? Ayrıca bu alışkanlık ileride sıradanlaşır mı, daha önemlisi bir bıkkınlığa yol açar mı?
Okuma alışkanlığı kazanmamda ilk kitapların etkisi olmuştur ama en çok da annemle düzenli olarak yaptığımız okuma saatlerimiz sayesinde olmuştur diye düşünüyorum. Büyüdükçe günlük okuduğum kitabın sayfa sayısı arttı.20 sayfa, 50 sayfa derken 100 oldu. Şimdi ise ne zaman gözlerimin yorulduğunu hissediyorum, o zaman kitap okumayı bırakıyorum. İleride bir bıkkınlık yaşar mıyım? Bu sorunun cevabını bilmiyorum, bıkkınlık olursa da “Bu durumdan nasıl kurtulurum?” onun araştırırdım. Kitaplar benim arkadaşım, onlardan uzak durmak istemiyorum.
Kitap okumak sende herhangi bir değişikliğe yol açtı mı merak ediyorum?
Kullandığım kelime sayım arttığı gibi kendimi daha rahat ifade edebiliyorum.
Çocuk edebiyatı deyince aklına ne geliyor?
Çocuk edebiyatı deyince aklıma; masal, hikâye, çizgi roman, şiir ve çocuk dergileri geliyor.
Sevgili Ceylin son olarak hayalini merak ediyorum, hep okur olarak mı kalacaksın (Bu çok kıymetli bir şey) yoksa hem okuyup hem yazacak mısın? Bir yazarlık hayalin var mı?
Okumalarıma devam edip yazar ya da editör olmak istiyorum. Kendi yazdığım 3 tane deneme hikâyem ve 1 tane de şiirim var.
Verdiğin cevaplar için sana çok teşekkür ediyorum.
Benim düşüncelerime önem verdiğiniz için ben teşekkür ederim.
İlgili Yazılar
Mustafa Merter İle…”Zihni Örtülmüş Durumdaki İnsanlar Haksızlığa Karşı Nasıl mücadele verecek?”
Dolayısıyla ne yapmamız lazım? Evvela uyanış. Artık anlamamız lazım bu projenin detaylarını ama bütün cephelerini anlamamız lazım. Sonra da karşı tedbir olarak evvela bir korunma, yani bir algoritma analizi yapan, algoritma filtrasyonu yapan bir sistem ve ondan sonra da bize ait bir sosyal medya, ki ben buna ifsat algoritmaları yerine ıslah algoritmaları diyorum. Islah algoritmaları üreten bir sosyal medya arama motoru, rahmani bir arama motoru ve rahmani bir yapay zekâ tasarlamamız lazım.
Mehmet Çelenk İle Filistin Üzerine; Ameli Boyutu Olmayan Siyaset
Cabbar ve kahhar olan bir ülkenin, zalim bir topluluğun ürünlerini, siyasetini boykot etmek bence insani olarak da İslami olarak da son derece erdemli ve değerli bir tutum. Ama burada boykotun düzeyinin böyle Starbucks kahve zinciri veya başka bir market üzerinden sürdürülmesi çok yüzeysel ve basit kalıyor. Cenab Şahabettin’in Tiryaki Sözleri’nde kullandığı bir ifade var; Derken avam her şeyin gürültülüsünü sever düğünün de ibadetin de yani hemen yanı başımızdaki bir mağazaya saldırarak, sadece onun ürünlerini boykot ederek gerçek anlamda global Yahudi şerrine mâni olabilir misiniz? Yani ortalama bir vatandaş Starbucks’tan kahve içmeyerek bu eylemi yürütebilir barışçıl bir şekilde. Ama öte yandan İsrail’le fiilen ticaret yapan, dünya kadar para kazanan hatta belki tek işi bu olan insanlarla hiçbir şekilde temasa geçilmeden, onlar ikna edilmeden, onlar bu sürece dâhil edilmeden, ortalama bir insanın psikolojisi üzerinden boykot yürütmeyi ben çok makûl görmüyorum. Bu da iç siyasete, vitrinlere oynamak gibi geliyor. Hani kaba bir tabir kullanılır; Starbucks mücahitleri şeklinde. Bu arada İslâm ülkeleri bu konuda samimi iseler Starbucks dışında kendi ülkelerinin İsrail’le, Yahudilerle iş yapan firmalarını teker teker ifşa etsinler ve o ürünler konusunda aynı duyarlılığı göstersinler
Toplumsal Düzen, Kültür ve Din Olarak Şeriat
Kapitalist, teknik ve bürokratik çağın şafağı ise insanın köleleştirilmesiyle sonuçlandı. Onu yeni bir sekülerleştirilmiş modus vivendi içinde zincirledi. İnsanı büyülü bir evrende bağlayan ve onu kozmik bir kaza haline getiren bu önemli şey, irademizi serbest bıraktı ve onu, gücü irade eden dönüştürülmüş bir enerji olarak serbest bıraktı. Ve kapitalizm, teknikçilik ve bürokrasi, saf gücün tohumunun büyümesine izin veren mükemmel topraklardı ve bir kez çapa kozmik olarak büyülenmiş olandan serbest bırakıldığında, artık durmak yoktu.
M. Burak Çelik İle “Halkın Mutsuzluk Lekeleri” Kitabı Üzerinden Şiiri Ve Şairi Konuştuk
İsmet Özel, Şiir Okuma Kılavuzu adlı eserinde “Şiiri de şiirsel olanı da doğrudan doğruya şiirin içinde aramalıyız.” der. Bu edebi türün en önemli özelliğini, insanoğluna ait olan yapıp etmelerin sınırında yer alan bir etkinlik olması dolayısıyla kazandığına dikkat çeker. Şaire göre “şiirin nesneler dünyasındaki çok renkli, çok biçimli yüzünün merkezinde “beşerî olan” bulunmaktadır.
Vehbi Başer ile Dilin, Zihnin ve Ufkun Daralması Meselesi Üzerine
Gözünün içine baka baka hesaplaşmak şöyle dursun, düşünmenin korku nesnesi muamelesi gördüğü bir toplumsal vasatı tarif ediyor Cemil Meriç: ‘…düşüncenin kuduz bir köpek gibi kovalandığı topraklar…’ ‘Düşünce’ sahipsiz, ortada… ‘Düşünmek’ ise asil ve soylu bir aidiyete sahip…