Yazar Arşivi: Salih Erayabakan

  • Koltuğun Hacmi

    Geçtiğimiz haftalarda içimizi ısıtan, yüreğimizi soğutan bir habere dikkat kesildik. Habere konu olan olay bir okul bahçesinde geçiyordu. Çocuklar dışarda oyun oynarken, okul bahçesine yanaşan kamyon, karşısında kalabalık bir ordu buldu. Adı boykot listelerinin başlarında yer alan dondurma markasının nakliye aracının içeriye geçişini engelleyen bahçedeki çocuklardı. Alnı öpülesi çocuklar…

    Daha
  • Mustafa Köneçoğlu İle “Şiiri Yeniden Çağırmak”

    İnsanın kendi gerçekliğinin farkına varması ancak acıyla ve dolayısıyla da yaralanmakla mümkün oluyor. Yaralanmanın olduğu yerde uyanma başlıyor. Varoluşsal bir durumdur bu. Acı/yara insanın dönüp kendine bakmasının gerekçesi oluyor. Bunun yerine başka bir olgu koyamıyoruz maalesef. Klişe olacak belki ama mutlu insanın hikâyesi yoktur. Mutluluk, insanı dışsal bir illüzyonla kaplayıp kendi varlığının dışına düşürüyor. Oysa acı ve yara insanı tam da ruhunun ortasından yakalıyor ve kendi içine düşürüyor.

    Daha
  • Peren Birsaygılı Mut İle Filistin ve Direniş Edebiyatı Üstüne

    Filistin edebiyatı, düşmanlarının varlığını dahi inkâr ettikleri bir toplumu vurgular. En önemli hedefi, hafızayı sürekli canlı tutmaktır ki Siyonist siyasi ve kültürel uygulamaların en önemli hedefi unutturmayı başarabilmektir. Filistin’de edebiyatın en büyük kavgalarından birisi bu cephededir. Edebiyatı, Filistin ulusal kimliğine ait zengin tarih ve kültür alanlarıyla ilişkilendirerek toplumun hafızasını sürekli taze tutmak isterler. Yani kimlik ve toprağa bağlılık. Bu da Filistin edebiyatının “savaşçı” bir edebiyat olmasına yol açmıştır.

    Daha
  • Rutin Olmayan Bir Yazı

    Peki ya hâlâ gaflet uykusundan uyanamayanlar? Hala rutinlerine kıyamayanlar! Dünyanın gözü önünde soykırım yaşanırken, binlerce çocuk katledilirken sessiz harflerle bile olsun konuşamayanlar? Ticaretime, ünvanıma, marka değerime, kişisel ilişkilerime zarar gelir diye susanlar? Yahut konuşur gibi görünüp de saman altından su yürütenler?
    Bu soruların cevaplarında adımızın geçme endişesini ve “hayvandan bile aşağılık olanlar zümresi”ne dahil olma korkusunu sürekli taşımalıyız.

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.