• İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri III / Medeniyetler Karşılaşması ve Müslümanlar

    Tarih boyunca toplumların hikâyesi “Nasıl?” ve “Niçin?” soruları ekseninde ilerlemiştir. Değişik dönemlerde farklı isim ve iddialarla ortaya çıkan ideolojiler, hakîkatin inkârı için tahrif kuluçkası olmuştur. Mutlak hakîkat ile bağların kopması keyfîliği beslemiş ve bundan en fazla teolojik söylemler zarar görmüştür. İslâm açısından ise yara alan Müslüman kimlik olmuştur. Keyfîliğin kendisi anlamsızlık iken, aynı zamanda anlamsızlıktan beslenmekle de mâlûldür. Bu yönüyle keyfîlik, hevâ-hevesi ilâh edinmenin sebebidir. Yani keyfîlik, her durumda hakîkatten uzaklaştıran bir illettir. Tarih okumalarının bu eksende ilerlemesinin nasıl bir sonuç doğuracağı ise izahtan varestedir.

    Daha
  • Senai Demirci ile Tövbe Üzerine

    İnsan, kırılgan bir varlık. Çabuk üzülüyor, hemen öfkeleniyor, sık sık korkuyor, bir o kadar da seviniyor, mutlu oluyor. Bu kırılganlığı sayesinde insan çevresiyle empatik bir ilişki kurabiliyor. Varlığı okuyor, hissediyor, taştan ağaca, yerden göğe, kuştan denize türlü türlü varlıkla beraber yaralanıyor, beraber onarılıyor. Teni rüzgâra açık; üzerinde bir zırh yok. Olanların akışıyla salınıyor; bir sırça köşkü yok. Hata edebilmek de bu kırılganlığa dâhil. Hiç hata etmeyen, hiç yanlış yapmayan, asla düşmeyen, hiçbir şekilde yanılmayan bir insan, pişmanlık yaşamayan, suçluluğu ve utancı deneyimleyemeyen bir insan, varlık mektebinde sınıfta kalır; hatta sınıfa bile alınmaz. Âdemoğlu olarak belirlenen varlık kategorimiz, hatalara açık, düşüşlere aday, sürçmelere müheyya, savrulmalara eğilimli kılar bizi.

    Daha
  • Tövbenin Siyaseti ya da Siyasetin Tövbesi

    Nerdesin ey Sultan Hamid Han?
    Feryadım varır mı bârgâhına?

    Ölüm uykusundan bir lâhza uyan
    Şu nankör milletinin bak günahına
    Tarihler adını andığı zaman
    Sana hak verecek ey koca sultan
    Bizdik utanmadan iftira atan
    Asrın en siyasi padişahına
    Padişah hem zalim hem deli dedik
    İhtilâle kıyam etmeli dedik
    Şeytan ne dediyse biz belî dedik
    Çalıştık fitnenin intihabına
    Sonra cinsi bozuk ahlâkı fena

    Daha
  • Günah ve Tövbe İlişkisine Sınır Kavramı Üzerinden Varoluşsal Bir Bakış

    Yaratılmış olanı Yaratıcıdan ayıran en temel özelliklerden biri de sınırlı ve sonlu olma durumudur. Bir varlık hâline gelme durumunun söz konusu olması her daim soyut ya da somut sınırların çizilmesiyle mümkün olur. Çünkü sınırsızlık ya da sonsuzluk aslında bir çeşit yokluk formu olarak da düşünülebilir; bu sebeple bu hikâye aynı zamanda yokluktan varlığa, ademden Âdem’e geçiş hikâyesidir.

    Daha
  • Dinlerde Tövbe

    Tarihten günümüze dinlerin hemen hepsi mensuplarına belirli birtakım inanışlar ve bu inanışlarla ilişkili olarak yapılması veya kaçınılması gereken davranışlar telkin etmekte ve bunları nihai kurtuluşu için gerekli görmektedir. Ancak insanlar zaman zaman, dinlerinin telkin ettiği öğretileri sürdürme, özellikle de bu öğretiler çerçevesinde uymaları gereken bazı davranışlara riayet etme hususunda ihlaller yapmakta, inançlarının telkin ettiği emir …

    Daha
  • Özgürlük Manifestosu

    Tövbe bir özgürlük manifestosudur.
    İçsel bir bildiridir. Kişinin kendi iç aleminde kendisine verdiği bir manifestodur. Günah yüklerinden, hataların ağırlığından özgürleşmenin bildirisidir.
    Tövbe, bir şeyden geri dönmek, dönüş yapmak, yönelmek demektir. Hatalardan, günahlardan dönerek Allah’a yönelişin eylemsel bir ifadesidir.
    Tövbe, kişinin kendisini değerlendirme eylemidir. Tövbe, söylem ve eylemlerin objektif bir şekilde değerlendirilebilmesidir. Öyle ki kişinin kendisiyle karşılaşması ve kendisinin tüm yanlışlarını ortaya koyarak doğruya yönelebilme cesaretidir.

    Daha
  • Lila’ya Söylem

    Bir emanettir bu dünya,
    Coğrafyalar değişir, gökyüzü hep aynı kalır,
    Yeryüzü dönüşürken zaman çoğu şeyi alır.
    Başımıza gelse de bunca bela,
    Azim olan Allah doğruyu söyledi Lila.

    Daha
  • Baumanın Iskarta Hayatlar Kavramı Üzerinden ‘İsraf Atık Ve Getto’

    İnsanlık tüketmeyi öğrendiğinden beri huzura kavuşamadı. Çünkü tüketmeyi öğrenen insanın kodlarına yok etmenin temel hazları işlendi. Temel sorun yok edilenin de evrende bir yer kaplayacağını düşünmemekti. Sonsuzluk algısında meydana gelen dönüşüm de bu konuda etkili. Ebediyet fikrinde olmuş olan, olacak olan ve olan birbirinden kopmaz bir bütündür ve her şeyin bir yeri vardır bu evrende.

    Daha
  • Siyah Adam ya da Antirasizm

    yerler yer değil caddeler cadde
    yok her zamanki akış bilindik bakış
    biri aptallaşsa alkış üstüne alkış
    yaraya tuz basmışlar
    pişmiş aşa su katmışlar
    ne yapalım insan fani dünya deni
    hangi sözü söylesem sarmıyor beni

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.