• Ahlaktan Arındırılmış Hukuk; Adaletten Arıtılmış Hüküm

    Erdem ile bu adaletin arasında ne fark olduğu söylediklerimizden bellidir;
    bu adalet erdemle aynı şeydir ama adaletin olduğu şey ile
    erdemin olduğu şey aynı değildir:
    Başkasıyla ilişkide söz konusu olduğunda adalettir;
    kendi başına böyle bir huy söz konusu olduğunda erdemdir.

    Daha
  • Düşünmeyi Erdeme Kavuşturmak Üzerine Bazı Uslamlamalar

    Düşünceler, insanın yalıtılmış bir hal ve soyutlukla beraber edindiği kazanımlarmış gibi görünmektedir. Düşünen kişinin ise öylece durduğu ve düşünmekten öte bir adım atamadığı söylenmektedir. Aslında haksız değiller. Düşünme fiilinin kendisindeki o düşüş tonlaması hep bir insanın kendi içinde olan bir hali resmetmektedir.

    Daha
  • Göz, Şiir ve Yedi

    Sarıp sarmaladım, bağrıma bastım imgeyi. Anladım ki gözsüz görmek ne kadar hırka ise, gördüğüne ermek o kadar derviş.
    Körler düğününde ne gelin yadırganır ne damat. Görmektir en büyük kusur.

    Daha
  • Raskolnikov, Ahlâk, Adalet ve Günümüz: Suçun Vicdani Anatomisi

    Nitekim bu sapkın düşünce onu, kendisinin de borcu olduğu yaşlı bir tefeci kadını ve cinayeti gören yardımcı komşu kadını öldürmeye yöneltmiş, kendinden sonra gelecek bütün edebiyat tarihine indirilmiş haldeki baltasıyla bir cinayet işlemiş, ancak cinayeti işledikten sonra, her ne kadar kendisini bir Napolyon gibi görmeye çalışmışsa da vicdanı bu role itiraz etmiş, evvela işlemiş olduğu suçun cenderesinde dönmeye başlayıp vicdanıyla baş başa kaldığı her dakika boyunca da dayanılmaz bir gerilimin ortasında kalmıştır.

    Daha
  • Yüzün Işığı, Kökün Karanlığı: Ahlâkın Görünmez Toprağı

    Ebeveynlik, ahlâk mimarisinin en görünmez ama en etkili sanatıdır. Çocuğa bırakılacak en büyük miras, gösterişli eşyalar değil, erdemli melekeler olmalıdır. Çünkü huylar, melekeye dönüştükçe davranış bilinçten bağımsız bir zarafet kazanır. O zarafet, yetişkinlikte bile çocuğun hareketlerinde sürer: konuşurken ses tonunda, susarken duruşunda…

    Daha
  • Mutluluk ve Ahlâk İlişkisi

    Sosyolog Zygmunt Bauman ise mutluluk konusuna oldukça farklı bir noktadan yaklaşır. Ona göre “mutluluk, dertsizlik değil; dertlerle mücadele edebilme gücüdür. Mutluluk, sorunların yokluğu değil, onlarla yüzleşip onları aşabilme cesaretidir. İnsan hayatı hiçbir zaman tamamen huzurlu değildir; ancak anlamlı bir mücadele sürdüğü sürece ‘mutlu bir yaşam’dan söz edilebilir.”

    Daha
  • Ömer Türker ile Bütünlük ve Yetkinlik Temelinde Ahlâk Üzerine…

    Ahlâk, ahlâkın mahiyeti ve önemi, ahlâkın kaynağı, ahlâkın gerekliliği, ahlâki olan ile ahlâki olmayanın nasıl ayırt edileceği, dinden bağımsız, seküler bir ahlâkın mahiyeti ve imkânı, bilginin ahlâkiliği ve Kant’ın ahlâk anlayışı gibi ahlâka dair temel meseleleri Ömer Türker hocayla konuştuk.

    Daha
  • Seküler Bir Ahlâkın İmkânı Nedir?

    Peki, esas noktaya gelecek olursak, dini temelden yoksun kalındığında, ahlâki normlar hâlâ bağlayıcılığını koruyabilir mi? İnsanların, kendinden büyük bir otorite olmaksızın, bencillikten ve faydacı hesaplardan arınmış bir etik ilke etrafında birleşebilmesi mümkün müdür?

    Daha
  • Anlamlar Büyük Karakterler Küçük

    İrade etmek tercih etmektir. Her tercih de bir vazgeçiş ve bir kabule yaslanır. Ancak yapılan tercihler sağlam değerler düzeni üzerinde temelleniyorsa bir anlam ifade ederler. İrade dediğimiz öyle güçlü bir mekanizmadır ki insan varlığını en zirveye çıkaran bir güç… Aynı zamanda kullanılmadığında ya da yanlış kullanıldığında insanı en ilkel ve canlıların en şerlisi haline dönüştüren bir güç…

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.