• Asla Süper Kahraman Olmayan Bir Çocuğun Dünyaya Tutunma Macerası

    Kesin bende bir tuhaflık var, bundan eminim. Bir şeyleri yanlış anlıyor, yapayanlış değerlendiriyor olmalıyım. Yoksa insanlık tarihinin baştan aşağı çarpık bir gelişimini; tüm kurumlarının insanlığa rağmen karakter kazandıklarını kabullenmemiz gerekir ki bu pek mümkün gözükmüyor. Adalet kurumunun adalet dağıtmadığını, iletişim kurumunun daha fazla anlaşmazlığı garanti edecek şekilde karmaşıklaştığını, siyaset kurumunun insanların sefaletini temin etmek üzere semirdiğini, eğitim kurumunun cehaleti organize ettiğini, sağlık kurumunun zehir dağıtımı için müşteri profilini geliştirdiğini, din kurumunun, kutsalla ilişki kurulma yollarını tertemiz tutmayı bırakıp gelen geçeni yoldan aşağıya yuvarladığını ancak benim gibi bir aklı evvel iddia eder.

    Daha
  • Kasım Küçükalp İle Felsefî Bağlamda Adalet Kavramı ve Yansımaları Üzerine

    Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir. Bizler de adalet kavramını bu bağlam içerisinde değerlendirerek, adalet kavramının bugün gelmiş olduğu noktayı anlamak için geçmişe giderek, kavramın geçirmiş olduğu süreçleri konuşmaya ve anlamaya çalıştık. Hayatın merkezî kavramlarından biri olan adalet kavramının izini Platon’dan başlayarak günümüze kadar takip etmeye gayret ettik. Bu süreç okumasının kavramı anlamamıza fayda sağlayacağı kanaatindeyiz. Adalet kavramının felsefî alt yapısını birlikte ele aldığımız değerli felsefe tarihi profesörü Kasım Küçükalp ile yapmış olduğumuz hoş sohbetle sizleri baş başa bırakıyoruz.

    Daha
  • Hacı Kardaşlarıma

    Hoş geldin Kâbe’den ey mü’min kardaş
    İnşallah haccınız dev bendler gibi
    Arzın her yanından bulup bir haldaş
    Elele verdiniz bülendler gibi

    Lebbeyk allahümme lebbeyk nidası
    Göğü inletmiştir tekbir sedası
    Kalbine dolduysa dava ihlâsı
    Hazlısın olsan da sur-bendler gibi

    Harem-i Şerif’te tek saf oldunuz
    Kimbilir o anda ne hoş kuldunuz
    Eve dönünce de öyle olunuz
    Necatı ‘birlik’te görenler gibi

    Daha
  • Mavi Kardelenler Borçlusu

    Kırsal hakikatler besliyorum, kentler ki samimiyetten küçüktür,
    Köylerdeki inancı kuşanıp da geldim, şehirler ki ağır bir yüktür.

    Bildiklerim, çıktığım yolların tarifine yetmiyor,
    Bu kara yazı, şu koca ömrün tarihine gitmiyor.

    Hayal, zihnin kapısına itinayla vurulmuş alımlı bir rüyadır,
    Aşk, uçsuz bucaksız sahradan denizler çıkaran bir deryadır.

    Ezgiler mırıldandık, üstelik sevdalar satın aldık,
    Gündüzleri güneşe, her gece aya hasret kaldık.

    Daha
  • Mektup IV

    Yazmak insanlık tarihi kadar eski midir diye düşünenler için cevap olsun burada, ilk insana her şeyi öğreten Rabbim yazıyı da öğretmiştir muhakkak. Yazıya yemin eden Rabbim’e hamdolsun ki yazabilme imkânına sahibiz, okuma imkânına da. Yazı mektubun can damarıdır ya, ondan böyle başladım bu mektuba… Ne kadar açıklama yapma ihtiyacı hissediyorum, bu da anlaşılmama yorgunluğumun göstergesi sayılıversin, öyle ya anlaşılma sancım olmasa niye yazayım ki…

    Daha
  • Samimiyetin Hüneri

    Kötülüğe alışmak… Sessiz çığlıkların içinde bir metafor oluşturup kendini bunlarla oyalamak. Her gün izlenilen olumsuzluklara, yaşanılan dramlara bir yenisi eklenirken, sadece ‘oyalanma’ davranışlarının içinde kendini gereksiz bir nesne gibi kenarda köşede bırakmak…

    Daha
  • Sözümü Özümü Tartın Öyle Yargılayın Beni

    Kehanet nedir, gerçekten nerede ayrılır, bugünle gelecek arasındaki muhayyel gerilim nasıl dindirilir? Bilimkurgucular kadrosuz bilim insanları mıdır? Fantastik edebiyat menkıbeler mi anlatır? Bilim, sözünü nasıl dinletir? Olmayan şey ciddiye alınır mı? İnsan, içinde olduğu atmosferin ne kadar farkındadır? Bizi birleştiren bayraklar, törenler mi yoksa birlikte yapıp anlattığımız öyküler midir?

    Daha
  • Bal Ülkesinin Acı Tadı

    “Hem size hem bize, yarı sana yarı bana.” İnsan, yaşamı boyunca her zaman ilişki içinde olacağı doğayı anlamaya çalışmıştır. İnsan ve doğa ilişkisi insanlık var olmaya başladığından beri süregelen bir durumdur. Nitekim bu ilişki aslında insanlık için bir zorunluluktur. Doğa, kendi başına var olabilen, gelişebilen, kendi yaşamsal döngüsünü gerçekleştirebilen bir yapıdadır. Fakat insanlar için doğa, …

    Daha
  • Aynı Dili Konuşmak

    Ankara’dan taşınarak İstanbul’a yerleşme kararı aldığımız o günlerde ilginç bir rüya görmüştüm: kayalık dağların arasından çok yüksek sesle ezan okuyordum ve beni kimse duymuyordu. İstanbul’da ormanlar arasında köy benzeri bir yere taşınmak nasip oldu. Komşularımız ya sonradan oraya ev yaptırıp daha çok dinlenmek için gelen kimselerdi ya da otuz kırk sene önce çoğunlukla Karadeniz’den gelip …

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.