Etiket Arşivi:Sayı 203

  • Hacı Kardaşlarıma

    Hoş geldin Kâbe’den ey mü’min kardaş
    İnşallah haccınız dev bendler gibi
    Arzın her yanından bulup bir haldaş
    Elele verdiniz bülendler gibi

    Lebbeyk allahümme lebbeyk nidası
    Göğü inletmiştir tekbir sedası
    Kalbine dolduysa dava ihlâsı
    Hazlısın olsan da sur-bendler gibi

    Harem-i Şerif’te tek saf oldunuz
    Kimbilir o anda ne hoş kuldunuz
    Eve dönünce de öyle olunuz
    Necatı ‘birlik’te görenler gibi

    Daha
  • Mavi Kardelenler Borçlusu

    Kırsal hakikatler besliyorum, kentler ki samimiyetten küçüktür,
    Köylerdeki inancı kuşanıp da geldim, şehirler ki ağır bir yüktür.

    Bildiklerim, çıktığım yolların tarifine yetmiyor,
    Bu kara yazı, şu koca ömrün tarihine gitmiyor.

    Hayal, zihnin kapısına itinayla vurulmuş alımlı bir rüyadır,
    Aşk, uçsuz bucaksız sahradan denizler çıkaran bir deryadır.

    Ezgiler mırıldandık, üstelik sevdalar satın aldık,
    Gündüzleri güneşe, her gece aya hasret kaldık.

    Daha
  • Mektup IV

    Yazmak insanlık tarihi kadar eski midir diye düşünenler için cevap olsun burada, ilk insana her şeyi öğreten Rabbim yazıyı da öğretmiştir muhakkak. Yazıya yemin eden Rabbim’e hamdolsun ki yazabilme imkânına sahibiz, okuma imkânına da. Yazı mektubun can damarıdır ya, ondan böyle başladım bu mektuba… Ne kadar açıklama yapma ihtiyacı hissediyorum, bu da anlaşılmama yorgunluğumun göstergesi sayılıversin, öyle ya anlaşılma sancım olmasa niye yazayım ki…

    Daha
  • Kitap Seçkisi

    “Bu argümandan popülizm üzerine düşünmek açısından beş temel yorum çıkarılabilir. İlki, krizlerin ancak ve ancak performans ve dolayımla kriz olabileceğini göstererek, çağdaş popülizmde performansın önemini açıkça ortaya koyar. İkincisi, krizlerin popülizme içkin bir tetikleyici olabildiği kadar dışsal olabildiğine işaret ederek, popülizm üzerine çalışanlar için kriz nosyonunu daha detaylı biçimde tasvir eder. Üçüncü olarak, kriz performanslarının “halkı” tanımlamaya yardımcı olmasından dolayı performanslar “halk” düşmanlarını “elitler” ya da diğer azınlık grupları biçiminde tanımlayabilir ve popülistlere, “halkın” düşmanlarını hedef almalarını sağlayacak görünürde “tarafsız” bir gerekçe verir. Dördüncüsü, popülist aktörlerin kriz performansları sırasında atacakları adımları gösteren dünya çapındaki farklı popülizm örnekleriyle test edebilecek ve uygulanabilecek bir model sunar. Beşinci ve son olarak, popülistlerin kriz performanslarıyla genel olarak “kriz siyaseti” arasında farklar olduğunu gösterir.”

    Daha
  • Samimiyetin Hüneri

    Kötülüğe alışmak… Sessiz çığlıkların içinde bir metafor oluşturup kendini bunlarla oyalamak. Her gün izlenilen olumsuzluklara, yaşanılan dramlara bir yenisi eklenirken, sadece ‘oyalanma’ davranışlarının içinde kendini gereksiz bir nesne gibi kenarda köşede bırakmak…

    Daha
  • Sözümü Özümü Tartın Öyle Yargılayın Beni

    Kehanet nedir, gerçekten nerede ayrılır, bugünle gelecek arasındaki muhayyel gerilim nasıl dindirilir? Bilimkurgucular kadrosuz bilim insanları mıdır? Fantastik edebiyat menkıbeler mi anlatır? Bilim, sözünü nasıl dinletir? Olmayan şey ciddiye alınır mı? İnsan, içinde olduğu atmosferin ne kadar farkındadır? Bizi birleştiren bayraklar, törenler mi yoksa birlikte yapıp anlattığımız öyküler midir?

    Daha
  • Bal Ülkesinin Acı Tadı

    “Hem size hem bize, yarı sana yarı bana.” İnsan, yaşamı boyunca her zaman ilişki içinde olacağı doğayı anlamaya çalışmıştır. İnsan ve doğa ilişkisi insanlık var olmaya başladığından beri süregelen bir durumdur. Nitekim bu ilişki aslında insanlık için bir zorunluluktur. Doğa, kendi başına var olabilen, gelişebilen, kendi yaşamsal döngüsünü gerçekleştirebilen bir yapıdadır. Fakat insanlar için doğa, …

    Daha
  • Aynı Dili Konuşmak

    Ankara’dan taşınarak İstanbul’a yerleşme kararı aldığımız o günlerde ilginç bir rüya görmüştüm: kayalık dağların arasından çok yüksek sesle ezan okuyordum ve beni kimse duymuyordu. İstanbul’da ormanlar arasında köy benzeri bir yere taşınmak nasip oldu. Komşularımız ya sonradan oraya ev yaptırıp daha çok dinlenmek için gelen kimselerdi ya da otuz kırk sene önce çoğunlukla Karadeniz’den gelip …

    Daha
  • Köylülerin Öç Alma Vakti mi?

    Şiirin en çok hangi mısrası Demirel’in derhal faksa sarılmasına yol açmıştır, bunu kestirmek güç. Belki tamamı, belki de bazı bölümleri. Ancak “Köylü milletin efendisidir.” şiarının söylem olarak takipçisi sayılan ve “Çoban Sülü” olarak da anılan mezkûr politikacı, belki de şu mısradan daha fazla rahatsız olmuştur:
    Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
    Çünkü onlar yanlış partilere oy verirler.

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.